Algoritmik Bakış Açısı Kazanmak

Algoritmanın hayatımıza kattıkları bazen verimli bir iş sonucu, bazen sağlığına kavuşmuş insanlar, bazen ise lezzetli bir yemek olabiliyor. Farkında olun ya da olmayın tüm bunların eyleme geçmesinde algoritmik yaklaşım devreye girer çünkü bir problemi çözmek amaçlı attığımız adımlardan her biri, tanımı gereği, aslında birer algoritma.

Bir algoritmanın kabaca nasıl çalıştığını birlikte lezzetli, soğansız bir menemen (bence menemen soğansız olur) hazırlayarak inceleyelim. Menemen yapımı üç ardıl sürece ayrılır: Hazırlık, işlem ve pişirme. Her bir sürece derinlemesine bakarsanız içinde sayısız algoritma bulabilirsiniz.

1. Hazırlık Süreci: İlk olarak menemenin porsiyonu belirlenir. Porsiyona uygun miktarda domates, biber ve diğer malzemeler temin edilir. Temin edilen malzemelerin eksik olup olmadığı kontrol edilir. Eğer eksikse temini için gerekli aksiyonlar (sipariş verme gibi) alınır. Menemen yapımında kullanılacak tüm malzemeler tezgaha çıkarılır. İşlem sürecinde kullanılmak üzere bıçak, yemek tahtası, üç kase ve çatal da tezgaha çıkarılıp uygun bir yere konur. Daha sonra domates ve biberler yıkanır. Böylelikle hazırlık süreci tamamlanır.

2. İşlem Süreci: Hazırlanan malzemeler işlem sürecinde pişmeye uygun hale getirilir. Bunun için öncelikle biber ve domatesler yıkanır. Ardından biberlerin halka, domateslerin ise küp şeklinde doğranır ve bir kaseye konur. Domates ve biberlere ait artıklar çöpe konur. Sonrasında iki adet yumurta kırılarak üçüncü kaseye konur ve yumurtanın kabukları çöpe atılır. Kaseye konulan yumurta çatal yardımıyla çırpılır. Bu işlem sonrasında işlem süreci tamamlanır ve pişirme sürecine geçilir.

3. Pişirme Süreci: Pişirme sürecinde işlemden geçirilen malzemeler menemen olacak şekilde pişirilir. İşlem sürecinden sonra elimizde bir kasede doğranmış biberler, bir kasede doğranmış domatesler ve bir kase de çırpılmış yumurta olmak üzere toplamda üç kase bulunur. Bunun yanında kullanmadığımız malzemeler olarak bir çay kaşığı tuz ve altı yemek kaşığı zeytinyağı vardır. Pişme süreci ilk olarak tavanın yerinden alınmasıyla başlar. Tava ocağa konur ve ocağın altı kısık seviyede açılır. Tavaya altı kaşık zeytinyağı konur. Doğranan biberlerin bulunduğu kase tavaya ilave edilir. Bir çay kaşığı tuz biberlerin üzerine dökülür ve biberler 5 dakika boyunca kavrulur. Beş dakikanın bitip bitmediği kontrol edilir. Eğer bittiyse kavrulan biberlerin üzerine domatesler ilave edilir, karıştırılır ve tavanın kapağı üzerine kapatılarak 20 dakika boyunca pişirilir. Her beş dakikada bir domates ve biberler karıştırılır. 20 dakikanın bitip bitmediği kontrol edilir. Eğer bittiyse çırpılan yumurtalar tavaya ilave edilir ve üç dakika boyunca pişirilir. Üç dakika sonra menemen hazır hale gelmiş olur.

Tüm bu süreçleri kapsayan ve detaylandıran eylemler dizisinin her adımı aslında birer algoritmadan başka bir şey değildir. Bununla birlikte, her bir sürecin içindeki ardıl aksiyonlar dizisi de ayrı birer algoritmadır: Hazırlık algoritması, işlem algoritması ve pişme algoritması. Burada menemenin lezzeti, algoritmada verilen alt algoritma aksiyon sıralarında, ürün miktarlarında ve pişirilme süresinde değişiklik olduğunda farklılaşacaktır. Aynı lezzeti garanti etmek isteyen restoranlar uygun algoritmalarını çıkartıp uygulamak durumundadırlar.

Algoritmik Bakış Açısı Neden Önemli?

İyi tanımlanmış algoritma, başarının sırrıdır. Algoritmik bakış açısına sahip kişiler ilk olarak problemi tespit eder. Tespit edilen problemin etkileyeceği noktalar belirlenir ve problem kapsamı netleşir. Daha sonra ilgili kişi problemi çözecek adımları geliştirir. Algoritmik bakış açısına sahip olmayan kişinin problemi bütünsel olarak değerlendirmesi ve doğru adımları doğru sırayla tanımlamaması felakete (ek maliyet, marka imaj kaybı gibi) yol açabilir.

Bu kısmı bir örnekle daha belirgin hale getirebiliriz. Örneğin X tekstil firması Türkiye’nin her noktasına ürünlerini sevk etsin. Bu firmanın hedefi de doğru ürünü doğru mağazaya doğru miktarda doğru zamanda mağazalarında sergilemek olsun. Bu hedefi gerçekleştirmek için firmanın hangi ürünleri hangi mağazalara sevk edeceğini belirleyen algoritmanın tüm yönleriyle belirlenmesi gerekir. Aksi halde satmayacak bir ürünü, gönderdiği mağazadan iade alması gerekecek. Ekstra maliyet! O ürünü satacak mağazada sergileyemediği için satış kaybı yaşayacak. Görünmez bir maliyet daha! Halbuki tasarlanacak algoritmayla bütünsel bir değerlendirme yapılabilirdi: Örneğin; mağazaların müşteri profilinin belirlenmesi, mağazaların bulunduğu konumlardaki hava durumuna dikkat edilmesi, içinde bulunulan mevsime ait trendlerinin göz ardı edilmemesi, vb. aktiviteleri temel alacak bir algoritma tasarlanabilirdi. Böylelikle ilgili firma potansiyel satış kaybını önlerdi ve maliyeti azaltacak eylemlerde bulunmuş olurdu. Bu durum da firmanın hayatını devam ettirme çabasına ve esnekliğine katkı sağlardı. Buradaki kritik nokta, algoritma tasarlayanın algoritmik bakış açısına sahip olmasıdır. Anlatıldığı üzere, bütünsel tasarım yapabilecek kabiliyette ve aynı zamanda adımlar arası geçişi tasavvur edebilecek kişilerin bu tip algoritmaları geliştirmesi, işlerin daha verimli yapılmasının yanında daha tertipli yapılmasını da garanti eder.

Yukarıda verdiğim örnekte görüldüğü gibi, algoritmik bakış açısı ile daha verimli, etkin ve firmanın kabiliyetlerine uygun işler yapılır. Ayrıca algoritmayla yapılan işler sürdürülebilir bir başarının da teminidir. Bunun nedeni algoritmayı yazan kişinin şirketten ayrılması, algoritmanın çalışmasına engel değildir. Bir diğer deyişle, tanımlanan problem kapsamında o algoritma standart bir şekilde cevap vermeye devam eder.

Hayatın Her Alanında Algoritma

Tüm başarılı işletmelere ve kişilere bakıldığında, o kişiye ya da kurumun kabiliyetlerine uygun algoritmaları işlettiklerini görürüz. Bu tür kişi veya işletmeleri sağlık, müzik, film, perakende, spor gibi hayatın her alanında görmek mümkündür. Gözünüzü kapadığınızda aklınıza gelen çok başarılı ve ünlü şirketler veya kişileri düşünün. Burada aklınıza gelenlerin son senelerde parlayan kişi ve işletmelerden olmasından ziyade on yılardır başarılı şekilde hayatlarını sürdürebilen şirketler veya kişiler olması gerekir. Çünkü bunlar uzun yıllar boyu başarılı ve ünlü kalmayı başarabilmişlerdir. Aklınıza şu soru gelebilir: Bu şirketler veya kişiler sadece sabit bir algoritmayla mı bu günlere geldi? Tabii ki hayır.

Algoritmanın en güzel yanı, sürekli olarak geliştirilebilir ve değişen konjonktüre uygun hale getirilebilir bir yanının olmasıdır. Menemen örneğinde çizmiş olduğum akış, tüm çıplaklığıyla adımları basitçe tarif etmektedir. Problemin doğasında değişim yaşandıkça ya da teknoloji geliştikçe, her bir algoritma geliştirilmeye adaydır. Bu geliştirme de çizilen süreç akışları yardımıyla belirlenen aksiyon adımlarında gerçekleşebilir. Menemen akış örneğini dikkate alalım: Diyelim ki pişirme sürecinde yeni bir teknoloji kullanılacak ve artık ocak kullanılmayacak; algoritmanın pişme sürecindeki “ocakta pişme” kısmı artık yeni teknoloji ile yapılacak. Eğer bunu algoritma yapmaz ise toplamda 28 dakikada pişirme sürecine devam edecek. Buna karşın aynı menemeni yeni teknoloji kullanan algoritma ise 18 dakikada pişirecek. Bu yeni teknolojiyi uygulayan restoranlar müşterilerine daha kısa sürede ve lezzetli menemeni sunarken diğer algoritmayı kullanmaya devam eden restoranlar aynı lezzette menemeni daha uzun sürede müşteriye sunacaktır. Yıllar geçtikten sonra çok büyük ihtimalle algoritmalarını güncellemeyen restoranlar başarısız olacaklardır. Bu yüzden sabit bir algoritmayla yıllar boyu aynı seviyede bir başarısı söz konusu değildir.

Öte yandan, menemen malzemelerinin boyutları değişken olarak değerlendirilirse, her bir malzemenin özellikle domates ve biber boyutundaki değişkenlikten dolayı menemenin beğenilme durumuna göre de farklı kombinasyonlardaki malzeme tarifleri ortaya çıkacaktır. Örneğin; iki büyük domates, 10 küçük boy yeşil sivri biber veya altı küçük domates ve dört büyük boy yeşil sivri biber gibi malzemelerle menemen yapılabilir. Bu durumda en çok beğenilen menemen için hangi boyutlarda ne kadar malzeme kullanılacağının belirlenmesinde ise yapay zeka diye adlandırdığımız istatistiki modellere dayanan algoritmalar devreye girerek en beğenilen menemene ait tarifleri ortaya çıkarır.

Algoritmik ve analitik düşünceye sahip kişilerin önemi günden güne önem kazanıyor. Bunun farkında olup algoritmaya ve algoritmik bakış açısına sahip insanlara yatırım yapan firmalar ve kişiler ise, hiç şüphesiz, başarılarını sürdürülebilir bir şekilde devam ettirebilecek. Sabit kalıplardan ziyade değişim rüzgarı geldiğinde bir çim gibi esneyebilen algoritmalar şirketlerin kaderini belirleyecek.

Kaynak: hbrturkiye.com

Written by

Bir cevap yazın